26 Temmuz 2016 Salı

Deli

      Merhaba okuyucu '' nerelerdesin sen ! '' dediğini duyar gibi olmak isterdim lakin böyle bir heyecanının olmadığını biliyorum. Yaklaşık 3-4 aydır yokuz buralarda bir bakıma iyi oldu gözlemlediğim ve aktarmak istediğim birçok şey birikti. Kendi aklımca yine tespitlerde bulunmaya çalıştım. İnsanları yine sanki en kusursuzu benim gibi yaptıkları hareketlerinden dolayı yadırgadım. Bu süreçte diyalog kurmadığım insan tipi kalmadı desem yalan olur illa ki kalmıştır onlarla da kısa sürede tanışacağımı umuyorum.


      Artık her hafta muhakkak aldığım bir karikatür dergim var. Adını söylemeyerek kulluk mertebesine erişeceğimi düşünüyorum. ( çok ince espri var açıklama gereksinimi duydum çünkü riske atamam bu mükemmel kelime oyununu ) Her neyse diyeceğim o ki bir önceki yazılarıma bakarsanız yazı stilimin değişimine şahit olabilirsiniz. Bunda kesinlikle o dergilerdeki köşe yazarlarının etkisi olduğunu düşünüyorum ve üzerimde ne bok yaptıklarının umarım farkındadırlar.

      Eğer bir çıkarım yapmak istiyorsanız kendi üzerinize biraz düşünmeniz gerekir , böylelikle ortaya çıkacak olan sonuç kesinlikle doğrudur. Tabi kendine bile doğruları söyleyemiyorsan hiç karşındaki hakkında çıkarımlarda bulunmaya kalkma direk orada işin içine '' ön yargı '' girecektir. Sırf bu kavramdan kendimi kurtarabilmek için karşı tarafta gördüğüm tavırları hayali bir ' ben ' üzerine yüklüyorum. Daha net bir sonuç ortaya çıkmaması için hiçbir neden yok.

      Özentilik kavramını ikinci paragrafta belirttiğim gibi kendi üzerimde görme fırsatım oldu ve  daha doğrusu bunu bir heves olarak algılama yetisine sahip oldum. Buralara yazmadığım süre zarfında dediğim gibi insanları ve birbirleriyle olan iletişimlerini inceleme fırsatım oldu. Bir özentilik lafıdır gidip geliyor aralarında. Ama kimse bilmiyor ki aslında bu daha safça bir olay olan ' heves ' den ibaret. Tamam yine standart cümlemizi kurup herkesi aynı çembere tabi ki almıyoruz diyelim. Ama bu tarz çoğu yargılamalarımız yanlış bunu görün istedim. Özenti dediğimiz eylemler için insanlar çabalayarak bazı şeylerinden fedakarlık edebilirler bunun adı '' hedef koymadır. '' Zaten zamanla kendi çizgisi üzerine illaki geçiş fırsatı yakalayacaktır. Heee bir de diğer türlüsü , harbiden taklitçi olanlar var işte orada hem fikiriz hocam.

Son zamanlarda youtube da millet kendi odasını videoya çekip atıyor ve yine başka bir millet tayfası onların odalarını deli gibi merak edip izliyor. Bunun sonucunda deli gibi izlenme oranı paralar havada uçuşuyor. Lan dedim bende bloğuma bir bölümünü atim. Eğer çok merak ediyorsanız diğer bölümleri de atarım. Atmayacağım tabi ki bunu buraya koymamın tek nedeni yazıya uygun fotoğraf bulamamam. 


      Hazır klavye başında terör estiriyorken devam edeyim ve şu harflere basayım... Umarım bir ortamda ( 4 kişi 5 kişi 6 kişi artık ortam nasılsa kardeş ) sırf ben susayım diye insanlar benimle aynı fikirde olmuyordur. Çünkü bu süreçte buna da ne yazık ki çok rastladım. Israrcı abimiz tezi üzerine bir kale yapmış ve asla yıkılmayacak olacağından bahseder. Bu kalenin aslında boktan yapılmış olduğunun farkında varan arkadaşları sırf susması için bokları taş olarak kabul ederler ve ısrarcı abimiz boktan kalesinde hüküm sürer. Bu tip durumlara bir kaç defa denk geldiğim için o ortamdan biri olmadığıma şükrettim ve bu duruma düşmemek için dualar ettim.

      Manyak insanların daha mutlu olduğuna karar verdim. Artık manyaktan anladığınız ne ise.. Şöyle minik bir anım var ve o anımın başrol oyuncusu bir ' deli  ' ama harbi deli hatta musmutlu deli !
Sabah 9 sularında dolmuşa bindiğimde sadece arkamda beyaz yakalı bir abimiz duruyordu. Elinde telefonu atomu parçalarken bende elimde ki telefon ile ona yardım ediyordum. Derken bir adamın yardımı ile ' abi şunu meydanda bırakı ver ' demesiyle delimiz arabaya biner. Aradan geçen 1-2 dakika sessizlik korunurken. Olay yavaştan cereyan etmeye başlar.

Deli : Ya abi hava çok sıcak değil mi ?
Beyaz Yakalı : Aynen çok sıcak
Deli : Bugün günlerden çarşamba değil mi ?
Beyaz Yakalı : Yok bugün günlerden perşembe yanlışın var senin ( kendinden emin bir tavırla )
Deli : Hayır abi yanlışın var bugün çarşamba.
Beyaz Yakalı : ( İddiasına ısrarla devam ederek ) Hayır bugün perşembe !

Şoför dayanamaz ve Beyaz Yakalı abimize abicim bugün çarşamba der ......

Bizim Deli yan tarafa döner ve Beyaz Yakalı abimize - Yahu abi senin kafa harbi gitmiş heee der.

O günüm şu arkadaş sayesinde mükemmel geçmişti hiç unutmuyorum ama aynısını Beyaz Yakalı için söyleyemeyeceğim.

      Bizim deli dolmuşa bindiğinde de inerken de çok mutluydu o gün düşündüm lan acaba hafiften kırık olmak iyi mi ?


      Psikologların bir tahminine göre ileri ki dönemlerde insanları genelde stres öldürecek. İntihar vakaları normal kazalar kadar çoğalacakmış. İşte bunların hepsi kabaca kafaya takmaktan hocam diye kendi açıklamamı gerçekleştirebilirim. Kim ne dedi ? Neden dedi ? Acaba şöyle yapsam nasıl olurdu ? Yada yanlış anlaşıldım mı  ? gibi sorularla geceleri yastığınız bolca karşılaşıyor eminim. Hepsini bir kenara koyun kafanızı dinleyin desem de bunun hemen olmayacağını biliyoruz. O yüzden hep özenmişimdir  yeri gelince ' işine geliyorsa ' kutsal kelimesini kullanabilen ve bu şekilde eylemlerini gerçekleştiren insanlara. Ama denedim bazı kafama taktığım şeyleri bir kenara bırakabiliyorum. Umarım devamı gelir. Yoksa hiç intihar etmeye niyetim yok. Adam gibi ecelimle ölürüm.

      Böyle hafiften giriş yapalım dedim hocam ilerleyen günlerde daha fazla buralarda olmaya çalışacağım. Deli olun..


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder