24 Temmuz 2015 Cuma

Gelin Şunu 45 DK Yapalım

Türk Televizyon Tarihinin unutulmaz dizileri ” Ekmek teknesi , Deli Yürek , Asmalı Konak , Hayat Bilgisi ” az çok tv izleyen herkesin geçmişe bakınca hatırladığı ” Renkli Kutu ” anılarıdır. Toplum olarak evde geçirilen süre zarfının büyük oranı televizyona verilir. Annelerimiz fasulye ayıklarken , babalarımız işten geldikten sonra 3 ‘ lü kanepede uzanırken hatta ortaokula giden evin küçüğü matematik dersini yaparken… Diziler izlenmekle kalınmaz sonrasında günde-işte-okulda konuşulması için hazırlıkları yapılır. Kısacası bizimde dizide bir rolümüz bulunmaktadır.
Tam olarak dizi formatına girmese de unutulmazlar arasındadır Bir Demet Tiyatro

Yazının ilk başında saydığım yapımlar kendine özgün alanlardaki ilk konu işleyişlerinden mi yoksa gerçekten senaryonun kalitesinden mi olduğunu henüz anlayabilmiş değilim. Ama şu bir gerçek ki son zamanlarda ki bir çok yapımdan kat kat daha orjinal ve tutarlı. Google amcadan araştırdığım bilgilere göre son 5-6 senedir Türk Dizileri birbirini tekrar eder nitelikte. Üstelik herhangi bir devamlılığı olmayan yapımların benzeri. Ya bu sektörde harcanacak para çok yada 2-3 bölüm çekip bütün yıl yatacak para kazandırıyor. Benzer yapımlar demişken Karadeniz – Ege şivesine sahip çoğu diziler sezon sonu görmeden kaldırılıyor ve bana kalırsa bir daha böyle birbirini tekrarlayan yapımlar seyirciye sunulmasın çünkü sezon sonu görmemesi kaçınılmaz oluyor. Özellikle yaz sezonunda kanalın yayın saatlerini doldurmak için şehir – köy kültürlerinin çatışmalarını konu alan dizi çekip tutulmayacağı anlaşılınca reyting yakalamak için haftanın 7 günününde sırayla denenmesi komik kaçıyor. Bunları gözlemlemek çok zor olmasa gerek. İşin maddi yönü bizi ilgilendirmez diyelim ve gel gelelim olayın yayın kirliliği tarafına. Oldukça kalitesiz ( mizahdan yoksun , senaryo eksikliği , kötü oyunculuklar , aniden sonu gelen diziler ) olan yapımların üstüne bir de ortalama 100 dk ‘ lık bölümler hadi bununda üstüne reklamları ekleyelim 150 dk ya kadar uzanıp giden bir televizyon hapsi… Neredeyse bir sinema filmi uzunluğunda tek bölümlük diziler. Bu kadar fazla süre dahilinde sırf daha çok bölüm çekilsin daha fazla gelir elde edilsin diye çorbayı seyircinin ağzına çay kaşığı ile vermek …
Birçok ülkede belirli standartlar dahiline indirgenmiş bu dizi süreleri. 45 dk gibi muazzam bir zamanda yapılan yapılıyor ve bölüm sonu seyirciye kısa sürede ulaştırılıyor. Sadece 45 dk bizim televizyonlarımızda dizinin o bölüm ki reklam süresini kapsamaktadır. Burada yapımın – seyircinin tamamı ile hiçe sayıldığı tek amacın dolu cüzdanlar olduğu aşikar.
” Dur şunlar reklamlardan sonra öpüşücekler mi ? Acaba çocuk babasını vuracak mı ? ” Paaatt !!BÖLÜM SONU. Sanırım alışkanlık oldu. Bir daha ki yazıya artık. İyi seyirler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder