24 Temmuz 2015 Cuma

Yeni Kimyasal Madde : Sosyal Medya

Hayatlarımıza gireli ortalama 7-8 sene olmuştur. Ve neredeyse günlük bir ihtiyaçmış gibi sanki su gibi sık sık gidermemiz gereken bir ihtiyaç… Son zamanlarda eksileri artılarını geçmiş durumda ( kullanıcıdan kullanıcıya farklılık gösterebilir ) Facebook , Twitter , İnstagram ve daha birçoğu. Kullanıcıların neredeyse tamamı tek sosyal medya hesabına bağlı kalmaktansa hepsini kullanmayı tercih ettiği gözlemlerim arasında.
Bilgisayar ile sınırlı kalmayıp akıllı telefon piyasasının çeşitlenmesi ve her bireyin kolaylıkla ulaşması uygulama şeklinde telefonlara indirmemiz bu alana gün içerisinde daha çok vakit ayırmamıza neden olmuştur. Bir günde ayırdığımız süreleri toplarsak hiç de azımsanmayacak derecede bir zaman ortaya çıkacağından eminim. Çevremizde herhangi bir sosyal medya hesabı bulunmayan kişi sayısı çok azdır. Eğer kişi Facebook yada Twitter hesaplarında üyeliği yok ise ” nasıl yaşıyor böyle ” damgası vurabiliriz.
Sosyal medya sayesinde sosyalleşen yada sosyalleştiğini sanan kişiler tam tersi asosyal insan sınıfına tabi tutulmaktadırlar. Ve gözden kaçmayan etkenlerden biri ; bireyin sosyal medyada etkinliği ile gerçek yaşamda ki etkinliği arasında uçurumların olmasıdır. Ve tabi ki sosyal medya hastalığı bir tümör daha doğuruyor adı da ” like butonu ” göz ardı edilmeyecek derecede bazı kullanıcıların bu tuş için yanıp tutuştuğu bir gerçek.
İyi yönlerinden de söz etmemek olmaz tabi. Toplulukların daha kolay haberleştiği önemli duyuruların yapıldığı ve bu duyuruların insanlar arasında kısa sürede yayılmasını sağladığı gerçeği , sağlıklı ve olumlu yönlerinden birisidir. Bu kadar acımasız olma daha iyi yönler vardır elbet gibi cümleler olabilir. Saygılarla abicim ablacım… ( Umarım sosyal medyada tepkisiz kalmadığınız ibarelere sokakta karşınıza çıkınca sessiz kalmazsınız )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder